14 Mart 2013 Perşembe

TIP BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN


 
Her yıl 14 Mart ülkemizde Tıp Bayramı olarak kutlanır. Bu sebeple ben de Osmanlı’dan bugüne Tıp bilimin gelişimiyle ilgili bir yazı kaleme aldım. Buyrunuz J

Türkiye’nin Batılılaşmasında 1826 yılının çok önemli bir dönüm noktası olduğu kabul edilir. Bu tarih II. Mahmut’un Batılılaşma karşısında en büyük engellerden birisi olarak görülen ve her türlü yeniliğe karşı çıkan muhafazakar cephenin silahlı gücü haline dönüşmüş Yeniçeriliği kaldırmayı başardığı senedir. Bu nedenle pek çok tarihçi Türkiye’nin Batılılaşma sürecini bu tarihle başlatmak eğilimindedir.

Türkiye’ye Batılılaşma ilk olarak Avrupalı uzmanların danışmanlığında kurulan tıp okulları ile askeriye okulları aracılığıyla girmiştir. On dokuzuncu yüzyıldaki önemli Osmanlı bilim adamlarının ve düşünürlerinin neredeyse tümü tıp eğitimi almış kimselerdir. Bunun nedeni bu topraklardaki Batı tarzındaki ilk eğitimlerin tıp öğrencilerine verilmiş olmasıdır. Tıp eğitimindeki bu modernleşme ise ancak Yeniçeriliğin kaldırılmasıyla mümkün olmuştur. Gerçekten de Yeniçeriliğin kaldırılmasından hemen bir yıl sonra İstanbul’da Şehzadebaşı semtindeki Tulumbacıbaşı Konağı'nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla modern bir tıp okulu kurulmuştur. Bu okulun açıldığı tarih olan 14 Mart tarihi, Türkiye’de modern tıp eğitiminin başladığı tarih olarak kabul edilmekte ve bu nedenle de söz konusu tarih ülkemizde Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır. Tıp Bayramının ilk kutlandığı yıl İstanbul’un henüz işgal altında olduğu 1919 yılıdır ve devrimci doktorlar tarafından işgali protesto etmek için yapılan bir hareket olarak doğmuş, daha sonra gelenekselleşmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Dolayısıyla ülkemize özgü olan 14 Mart Tıp Bayramı, icat edilişi bağlamında tıbba ilişkin gelişmeleri kutsamaktan çok ulusal bir yurt savunma hareketi olarak hayata geçirilmiştir. Gerçekten de Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecindeki en önemli aydınlar tıp fakültelerinden yetişmişlerdir ve ülkemizin bugünkü çağdaş konumuna erişmesindeki en kıymetli entelektüel düşünceleri ve ruhu bu okullardan mezun olan kadrolar üretmiştir.

Modern Türkiye peş peşe kurduğu pek çok yeni ve çağdaş sosyal ve fenni eğitim kurumları sayesinde tıp fakültelerini entelektüel üretmek zorunda kalmaktan kurtarmış ve tıp fakültelerinin asli görevleri olan tıp insanları yetiştirmeye odaklanmasına olanak tanımıştır. Bu odaklanmanın sağlanabilmesiyle birlikte Türkiye’de tıp eğitimi enerjisini salt kendi disiplinine yöneltebilmiş ve ülkemizde çok kıymetli ve değerli tıp insanları yetişmiştir ve yetişmektedir. Bugün Türkiye dünyadaki en önemli ve zor tıbbi tedavileri ve operasyonları bile yapabilen, dünyaya tıp hizmeti ihraç edebilen bir ülke konumundadır. Her geçen yıl artan hastane ve tıp fakültesi sayısı, ülkemizde hızla artan yaşam süresini de arttırmakta, insanlarımızın yaşam kalitesini yükseltmektedir. Ülkelerin refahlarının artmasında ekonomi kadar sağlık ve yaşam kalitesinin de doğrudan etkisi bulunduğu için, bir ülkenin dünya refah sıralamasında yükselebilmesi, o ülkenin tıp konusunda da son derece güçlü ve güvenilir olmasına bağlıdır.

İnsanlarımızın, evlatlarımızın, torunlarımızın yaşamlarının daha sağlıklı, daha uzun ve daha mutlu geçmesi için en önemli görevi yürüten tüm tıp insanlarımızın Tıp Bayramı’nı kutluyorum.

1 yorum: